20 Eki 2011
ihtiyacım var
canımı acıtma artık,gülümsemeye ihtiyacım var,arkama dönüp baktığımda gülümsemeye,o hani arada kalmışlığın verdiği içindeki o garip bi yerdeki sızı var ya işte ona dokundurma sözlerini,bakışlarını.o sızı olmadan gülümsemeye çok ihtiyacım var,herhangi bi kelimede,bi şarkıda,saçma salak bi eşyada sızı olmasın içimde artık.yoksun sen olmayacaksın,ben mutluyum.ama senin "olmamana" da ihtiyacım var.belki de sadece buna ihtiyacım var.
12 Eki 2011
yağmur yağdı
toprak kokusunu çektim içime.tabii yağmur,ıslak yol,yalnız başına yürümek,toprak kokusu ile ilgili yazı yazmak demekti.sonra kapıya yaklaşmadan az önce kamyon kasasında kemik parçaları vardı,yığınla.onları gördüm,görmeden önce kokusunu duydum.ruh halimi pek de etkilemedi sadece düşünüyordum.kulağımda müzik yoktu.ama ben sibylle baier çalıyormuş gibi davrandım.ama bu geçici bir süreçti.bir süre sonra yine hiçbir şey midemi bulandırmayacaktı.insanlardan korkmayacaktım.belki biraz kilo bile alacaktım.gözlerim parlak bakacaktı.ama ben istediğim için değil hayat getirecekti.çünkü duygular kontrol edilemezdi.ben istemiyordum ya böyle olmayı.sonra biraz jehan barbur dinledim.keşke sigarayı azaltabilseydim.bağımlılığın çok kötü olduğunu düşündüm.kaç sonbahar böyle geçecekti.geçirecek kaç sonbaharım vardı ki.hepsinden sonra biraz da annemi düşündüm.böyle bir bağ olmasına gerek yoktu aramda aslında çoğu zaman canımı acıtıyordu yokluğu.bir de eski sevgilim canımı acıtıyordu ama o sadece sigara gibi bir bağımlılıktı hatta sigara gibi dert alıp götürmüyordu bile.işte bunları düşünmüştüm.kapıya vardığımda hepsi bitmişti.insanlara selam verdim.
5 Ağu 2011
işte ben de geçenlerde..
konu bularak yazma işini falan bıraktım,aslına bakarsan ben yazma işini bıraktım,küçülmelerim gitgide büyüyor,bir de o tiksindiğim kasvet duygusunu bir türlü bırakamıyorum.aslında buraya artık niye yazdığımı bilmiyorum gerçekten,bi anımdan ders çıkaramıyorum artık,günlük gibi de kullanmıyorum,süslü cümlelerimi de bıraktım,eski ben'i arada yakalayabiliyorum artık.artık artık artık..artıklarla doluyum.şirin süs bebeklerinden de olmak istemiyorum,aykırı melankolik sivri biri de olmak istemiyorum,yerimi belirleyemiyorum.doğrularımı şekillendiremiyorum,en korkuncu da özgürlüğümü elimde tutabilecek kadar cesurluğum kalmadı "artık"
14 Tem 2011
amaaan!
artık yalnızsın mesela.daha sevimli bi hayat sürmeye çalışıyorsun mesela.çünkü kıvrılıp kalmışsın birinin kanatları altında,anlayamayın birbirinzi n'olmuş?başka bir adam döndürdü mü başını bu kadar,içindeki seni gördü mü?sadece korkuyorum,gözlerim eskisi gibi parlak değil,melankolik de değil,ben artık buğulu bi hayat demek istemiyorum kaçıyorum bu tür dibevurmalardan,sadece sağlıksız bakıyorum,net olarak böyle,tam evet toparlanıcam diyorum mesela olmuyor abi!çirkinliğimiz de hastalığımız.sigara da alkol de,bunu istemiyorum ya aynı kelimeleri de istemiyorum ama arınmış bir hayat demek lazım geliyor bu durumda.şöyle dinginlik,en başında bana Bolu lazım be.aitlik hissim oldu artık benim,kafa dinlediğim,yeşillik,az insan,sevgili,huzur,sen...
8 Haz 2011
oruç aruoba
ozledigin, gidip goremedigindir;
ama, gidip gormek istedigin
ozlem, gidip gorememendir; ama
gidip gormek istemen
ozledigin, gidip gormek istedigin-
ama gidip goremedigin
ozlem, gidip gormek istemen-
ama, gidememen, gorememen;
gene de, istemen
.
ama, gidip gormek istedigin
ozlem, gidip gorememendir; ama
gidip gormek istemen
ozledigin, gidip gormek istedigin-
ama gidip goremedigin
ozlem, gidip gormek istemen-
ama, gidememen, gorememen;
gene de, istemen
.
27 Oca 2011

en başından itibaren düşünmeye başlıyorsun,işe ilk yazından bu güne kadar yazdıklarını okuyarak giriyorsun,parça parça kaybettiklerini görüyorsun,"his"sizlik.
tam manasıyla bunu(hissizlik okuyorsun,yeni şarkılar keşfedemiyorsun,dinlediklerinle de yetinemiyorsun,cümleler de kuramıyorsun ne içini cız ettiren,ne heycan veren,ne de huzur.birşeyler birşeylerin üzerine geliyor,küçülüyorsun,azaltıyorsun,kitapları,dergileri,filmleri,iki kişilik hayatlara giriyorsan beynini küçültüyorsun.parça parça ilgilerini bırakıp bi odak seçmek zorunda kalıyorsun,böyle lan!boktan ilişki yaşamicaksan,(hadi gece sevişelim gündüz suskun takılalım.hayatlarımıza bakalım gibi)yani demek istiyorum ki önemli bişeylerini paylaşarak ilişki yaşıyosan,beyninin büyük bikısmı sevgiliye odaklanıyorsa,beynini küçültürsün,böyledir bu,sonra bi hassktir çekip noluya lan dersin?baya kızdığın,kıskandığın adama ve senin bu pembe rüyalı haline bakıp bi yüz buruştuyorsun,bırakmalı mısın?hayır!seviyosun da!laanet!
işte yazılar boyu ya da bilmemneler boyu kendimi mahkum ettiğim yalnızlığın kokusu yine geliyor.dedim ya.çekip gitmelerin kadınıyım ben,biraz daha hissizleşirsem evlenirim bile.
anlıyo musun beni okuyan?
hoşçakal.
not:belki de bi gün ağzım kulaklarımda taksimde yanımda o adamla yürüyor olacağım,haftalarımı onunla geçireceğim.sonra bi gece yine yalnız kalacağım,sonra yine.
anlıyo musun beni okuyan?
17 Oca 2011
16 Oca 2011
küçük köşe yazısı tarzında ilginç tespitlerle yazılar yazamadım hiçbirzaman,benim hayatımda bi ağırlık var.ne olduğunu bilmiyorum ama,yavaş,sakin,biraz eğlenceli,ama huzur kelimesinin çok kullanıldığı durumlar,aşırı duygusuzlukla,ruhunu kaybetmemek arasında kalmışlık.
romantizme aşırı alerjik bakarım mesela bana göre değil.ama bana hassas davranılmasını isterim,herşey geyik olmamalı,hep insanlardan uzaklaşmalıyım,hep ama,hep kendimi yalnızlaştırmalıyım.bu 'benim' çünkü,insanlarla vakit geçirmeliyim ama yalnızlık hep olmalı,ortak ikili hayallere gelemiyorum,boğuluyorum.ondandır ki bitiririm gider arkadaşlıklarımı.tabi istisnai bitirdiğim arkadaşlıklarımda var.terbiye sınırını aşan hareketlerini kaldıramadığım ama kimseye de söyleyemediğimde tek kelime etmeden çekilirim,tam çok mu mükemmeliyetçiyim derken bu insan terbiyesiz olduğunu türlü yollarla kanıtlarsa pişman da olmam arkadaş!
al götür beni sevgilim buralardan.uzaklara,çok uzaklara...yalnız ikimiz kalsak sıkılmam diyorum ya ondan diyorum işte.biz seninle herşeyi tertemiz yaşıyoruz.özlem acıtan bi duyguymuş hırçınlaştıran huysuzlaştıran,sigara dumanına boğan bi duyguymuş,kalabalıklardan beter.
romantizme aşırı alerjik bakarım mesela bana göre değil.ama bana hassas davranılmasını isterim,herşey geyik olmamalı,hep insanlardan uzaklaşmalıyım,hep ama,hep kendimi yalnızlaştırmalıyım.bu 'benim' çünkü,insanlarla vakit geçirmeliyim ama yalnızlık hep olmalı,ortak ikili hayallere gelemiyorum,boğuluyorum.ondandır ki bitiririm gider arkadaşlıklarımı.tabi istisnai bitirdiğim arkadaşlıklarımda var.terbiye sınırını aşan hareketlerini kaldıramadığım ama kimseye de söyleyemediğimde tek kelime etmeden çekilirim,tam çok mu mükemmeliyetçiyim derken bu insan terbiyesiz olduğunu türlü yollarla kanıtlarsa pişman da olmam arkadaş!
al götür beni sevgilim buralardan.uzaklara,çok uzaklara...yalnız ikimiz kalsak sıkılmam diyorum ya ondan diyorum işte.biz seninle herşeyi tertemiz yaşıyoruz.özlem acıtan bi duyguymuş hırçınlaştıran huysuzlaştıran,sigara dumanına boğan bi duyguymuş,kalabalıklardan beter.
11 Ara 2010
hava hafif kararmak üzereyken,ışıklar henüz yanmamışken camın kenarında karşılıklı birer sigara içtikten sonra,bi kanepeye sığışıp akşam kestirmesi yapmaktır huzur,
1.ayını yorgunluktan ölesiye kadar kartopu savaşı yaparak bembeyaz kutlamaktır aşk.
bu işte hayat.tüm sıkıntılara rağmen aşktır seni ayakta tutan sabah kalktığında bi kez daha sarılıp tekrar uyumaktır huzur.yemek yemek bile anlam kazanmıştır.bu şehir dünyanın en güzel şehri olmuştur.herşey bundan ibarettir,sonu nasıl olursa olsun.
1.ayını yorgunluktan ölesiye kadar kartopu savaşı yaparak bembeyaz kutlamaktır aşk.
bu işte hayat.tüm sıkıntılara rağmen aşktır seni ayakta tutan sabah kalktığında bi kez daha sarılıp tekrar uyumaktır huzur.yemek yemek bile anlam kazanmıştır.bu şehir dünyanın en güzel şehri olmuştur.herşey bundan ibarettir,sonu nasıl olursa olsun.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)